30 Aralık 2008 Salı

dillerdeki dilekler-dileklerdeki diller

V
oor
spoe
dige nu
we jaar-Kul‘
am wa antum b
ikhair-Sun nien fai
lok-Stastny Novy Rok
Gelukkig nieuwjaar-Bonne a
nnée-Ein glückliches neues Jahr
Eutychismenos o kainourgios chro
nos-Hauoli Makahiki hou-Felice Anno Nuovo
Akemashite Omedetou Gozaimasu-Felix sit a
nnus novus-Feliz año nuevo-Gott Nytt År-Chuc mu
ng nam moi-Happy New Year-hauoli makahiki hou-gelu
kkig Nieuwjaar-С Новым Годом-An Nou Fericit-óspero
Ano Novo-Selamat Tah
un Baru-sa
watdii pimaï
eiyi yıllar iyi yıllar iyi yıllar iyi yıllar iyi yıllar iyi yıllare
eyğecevem

14 Aralık 2008 Pazar

bir

.
131208 
dün, lanetlenmişim sana
ben.

2 Aralık 2008 Salı

kelimecilik

benim bu depresif soluklarım tesadüf!
bence değil. ya da
bence öyle.
yalnızlatmak kendimi!
bunun anlamı bende büyük. sendekini umursamıyorum

merak etme.

nefreti insanlığıma
ve insanlığa
dışa kurşunlanması ya da
kurşunlanamaması var etrafta.
daha çok, aslında hep,
kurşunlanamaması var etrafta.
bende de.
rahatsız olmamak artık tesadüf! değil.
bu içe püskürüklüklerimiz
sadece alışkanlık. kabullenişlerimiz
avuçlarımızda, bakıyoruz onlara.

-duygularımızı-sapıkça ve cinayetsel
düşüncelerimizi-hıçkırıklar'ımızı
seçmemiz tesadüf!
cinayet mi sevişmek mi?
hangisi da zevkli..
yutkunarak verilen bir cevap mı
var ağzında.
peki bu cevap tesadüf mü?


körebe oyununda tesadüf değil
ebe olma isteğim.

tüm içtenliğimle ve bile bile. istiyorum
kimseyi de yakalamamak bir de...

tespit-gözlem

günümüzün meslekleri;

- operatör
- pravakötör
- raporatör

13 Kasım 2008 Perşembe

dursun aklınızın köşesinde bir yerde

.....................izlensin.....................dinlensin

12 Kasım 2008 Çarşamba

rol yapıyorum

...
utanmadan unuttun değil mi beni utanmaz!

masalımtırak

birbirimiz için yaratılmışız
kırmızı başlıklı kızla biz
çünkü
kırmızı
en büyük ortak noktamız.

10 Kasım 2008 Pazartesi

nazım hikmet oratoryosu

.
ben
ptesi
nazım hikmet oratoryosu
-na
gidiceğim.
heyecanlı
gururlu
biriyim.

8 Kasım 2008 Cumartesi

konser II

.............
yasemin mori
yakından ve canlı
daha da tatlı..ymış

şundan ben korkumsu bir hücreselim;
sen havyandın ben insan

-bir daha tekrarlıyorum-
ben insandım sen hayvan.
bundan ben korkumsu bir hücreselim.
küçücükmüşün sen.
içime rahatca alabilirim ben.
yüzündeki
dört kırmızı nokta
oturdu
odacıklarıma.
kalsın orda-gıkım çıkmaz.

özet II

.
...şiir'li bir gündü,....
dün.....
sayılır.....
.

konser

.
yasemin mori
yakından ve canlı
daha da tatlı..
ymış


4 Kasım 2008 Salı

şimdi

<
"yaşam çıkmazı"

özet

.
...şiir'li bir gün,....
değildi bugün......
.

2 Kasım 2008 Pazar

kültürel aşk çarpışması

ey sevgili seni sevmekten
ve düşlemekten asla vazg
eçmedim sen benim Dieg
o Riveramsın yıldızlarsın s
en ay ve bulutlar haberler
deki f 16 lar kırmızı yatağı
mdaki o koca bedensin ç
ekmecemdeki son sigara
beni sarmalayan o koca
kadife yeşil çeketsin bir
kuş misali uçarak gitmek
istediğim adamsın iransı
n sureyesin haburda nö
bet tutan askercik mezo
potamyadaki ev vahşi kı
pkırmızı gelincik üzerine
yattığım uçsuz bucaksız
boz bir vadisin marlon v
e brandomsun küvetimd
e yatan şişman bir mele
k sevincim acılarım tüm
arzularım tiyatrodaki isti
klal caddesindeki eşim
gabriel garcia marquezi
n son mektubusun ve b
en de zorbadaki her tar
afından şehvet fışkıran o
şişman bir kadınım
...
kim uçurdu acaba kafa
mı ben kafam olmadan
da yaşarım çünkü elim k
olum bacaklarım var san
a ulaşmak için ve bir de
el bombası gibi fırlatıp t
üm kaholası sınırları hav
aya uçuracak olan bir k
albim

29 Ekim 2008 Çarşamba

safsata

''sobeleniyorum sana
''''''sene'liyorum sana
'''bir de sen'eliyorum
000

burukluk

...kırgınlık diz boyu
geçmiş iz'ler.den ötürü...
kırıklar içimdeki
dökülüyor önüme,
göremiyorum
sağımı-solumu-önümü.
sonra
sobeleniyorum ben,
körlükten ötürü!

17 Ekim 2008 Cuma

geçişat

GeliceM
en azından gelmek istiyorum
burlara.
içimden gelmiyor yazmak
ama
en azından yazmak istiyorum.
kötüyüm.
bol oksijenli
bir şırınga
istiyorum
,
iç nokta...

4 Ekim 2008 Cumartesi

dönüyor.Lar

.

DiSKOKRALI

.

adres bildirgici

.
dis iz en atamatik mesaj
.
.

1 Ekim 2008 Çarşamba

kelimecelilik

.........
bir dişi sevsem
annemi aldatmış olur muyum!
ya da anne'yi aldatmak diye bir şey var mıdır!
annemi aldatmak istemiyor muyum!

bir dişiye aşklaşsam
annmi aldatmış olur muyum!


*aldatmak

solfej

müzik bir din olsaydı peygamberleri kim olurdu!

mim!

biz de bu olaya bulaştı-rıldı-k:)
sevgiler
, nisancadısı

ve sorular-cevaplar

--blog maceran ilk olarak ne zaman başladı?
26 Mart 2007 Pazartesi. ilk başlarda 2 kişiydik. partnerim 2yazıdan sonra ilgilenmedi blog'la ben de devraldım daha sonra.
--neden blog yazıyorsun?
yazmak beni mutlu eden nadir şeylerden biri.
--en sevdiğin bloglar hangileri?

bloguma verdiğim linkler ve tabi onlardan bazıları daha özel.
--en beğendiğin blog yazarları kimler?
üstteki cevabın aynısı yine.
--en büyük hayalin nedir?
mutlak doğruyu bulmak..coldplay konseri
--şimdiye dek hayallerinden hiç gerçekleştirdiğin bir şey oldu mu?
oldu da..olmadı da
--hobilerin ve fobilerin neler?
sevmiyorum bu soruyu
--en sevdiğin yazarlar ve şairler kimler?
özdemir asaf, sunay akın, cemal süreya, can dündar...
--kim gibi olmak isterdin? seni 2 özelliğiyle etkileyen 5 isim söyle (ünlü veya ünsüz).
babam gibi. 5 isim çok uzun.
--bir günlüğüne beden değiştirme imkanın olsaydı ne olurdun? (hayvan, nesne, vesaire, aklına ne gelirse) ve neden?
kadın-annem- bir de dünyaya bu gözle bakmak lazım.


ve oyunun kuralına uyarak mimlettim birini,
.............mabel

23 Eylül 2008 Salı

İçimdeki karanlık gökkuşağı

.
zamanlı zamansız gidişlerin
zamansız zamanlı gelişlerin
zamanlı zamansız gelişlerin
zamansız zamanlı gidişlerin
.

16 Eylül 2008 Salı

cırtlaklık

bu gün bir kadın doğ-muş.
bu gün maybe doğmuş.
doğum günün kutlu olsunmuş...

12 Eylül 2008 Cuma

söyleyemediklerim aslında çok

.
.
.
12 eylül
----------------------
12 eylül
.
.
.

1 Eylül 2008 Pazartesi

kelimecilik

bu yazmalar alışkanlıktan mı?
kelimeleri dizip saçmalamak ya da edebiyatımsı "şey"ler yapmak.
ya da gerçekten güzel ürünler ortaya koymak.
ah bu alışkanlık.
lanetli duygusuk.
bulaşmasın bedenimize bu duygusuk.
bulaşsa da kusmak lazım.kusmakla geçer mi. sanmam. sadece umut.
umut alışknalık mı peki?
umut etmek. umutlamak. umutsamak.
fiili yerine getirmekle yetinmeyip çocuklara isimlendirmek.
yaşatmak.
yaşamak alışkanlık mı diye sürtük bi soru sorcam. fazla kasmak anlaşılır diye korkuyorum.
peki korku alışk... tamam tamam sustum.
ama "yaşamak alışkanlık mı" sorusu ciddi bir soru ama cevabından değil.
cevabı daha da korkutucu.
cevap verilebilir mi peki? var mı o kadar cesaret bünyelerde.
haybeye yaşantılarını kim söyleyebilcek ki?
sen. ben. o.
belki ben yaşıyorum alışmıkla hayatı. kendimi söyleyemeyip başka künyelere atıyorum pası.
pas ne acı bir kelimedir.
ilk aklıma hüzün gelir.
peki hangisi daha hüzünlendirici?
pas.
alışkanlık.
ya da paskanlık.-yok bu sadece saçmalık-

bırak bu alışkanlık sorgulamalarını da.

çay koydum. tavşan kanı. gel içelim.
kurabiyeler sen'den.


*alışkanlık

28 Ağustos 2008 Perşembe

.

.

.

.

.'şiirin uç beyi' göğe uçtu.

28 ağustos 1963
.
.
"I have a dream"
by MLKING

24 Ağustos 2008 Pazar

rengarenk platonik

.............a...ç...ı...l...a...m...ı...y...o...r...u...m....s...a...n...a
...

22 Ağustos 2008 Cuma

heyecan

ve
aşk'lar
başlar
149760 dakikalık
aradan sonra
90 dakikalık
.
futbol
her
dilde
anlamlarıyla
..

7 Ağustos 2008 Perşembe

karikatür



bana
"penguen
2007
cildi"
alan
şahsın
k k
u ö
L L
u e
s s
u i
olacağım.

kelimecilik

üstüme ördüğün
gölgeler
bölgesel
karışlamalarla
şimdilerde daha
siyah
VE soğuk.
sığdırmıyor bedenime kendimi
bu üşümüşlük.
Kurtulmak için
atlıyorum kendimden
ama

hep bi ip
dolanıyor
boynuma
örgüden..
.
.
*gölge

23 Temmuz 2008 Çarşamba

kayıp

Resusitasyon' lama
sadece bir suna-mlık yaşamdı
ankilozan spondilit' li lüküs hayatta.
...elveda

21 Temmuz 2008 Pazartesi

ilan II

dönüş;

ilk..doğduğumuz
.....yere düştüğümüz
.....ağladığımız
.....aşık olduğumuz
.....ıslandığımız
.....özlendiğimiz
.....otobüse bindiğimiz
.....küfür ettiğimiz
.....namaz kıldığımız
.....börülce yediğimiz
.....bağırdığımız
.....derse girdiğimiz
yere.

burada özlenen soyut ve somut kavramlar vardı.
orada da oluştu.
Orası?
Uzun şimdi, yazılmaz.
Orası işte sadece.


anlatılacak-yazılacak
çok şey var.
kimisi içte
kimisi dışa vurulacak.
paylaşılacak
duygular, düşünceler, gözlemler
var.

giderilecek özlemler de.
-burdaki özlem bana ait olan, başkasının özlem'ine karışamam-

gülümse sizlere-kendime!

7 Haziran 2008 Cumartesi

ilan

  • ....................................ülke
  • ....................................hava
  • ....................................su
  • ....................................zaman

..............................................değiştirme
..............................................zamanı.
..............................................Boş kalabilecek olan
..............................................satırları doldurunuz,
..............................................atılsın kutuya ruhunuz.


bildiri

............................ ....bi süre
...............................-bu süre
.................................bir yılın 10,43’de biri-
.................................yokum.
......................................
......................................
......................................
......................................
......................................
......................................

5 Haziran 2008 Perşembe

genlerimdeki orgazm hapşurukları

her hapşurduğumda
biraz daha azalır
sana olan tutkum
çünkü yaşattığın
her orgazmdan daha değerlidir
3 gün bekleyip
özgürlüğe kavuşan ruhum.

Seni ben
bir hapşırıkla
içimden düşecek kadar
tutkulu tuttum.

.
*kaja - kırmızı

3 Haziran 2008 Salı

doğum günü hediyem

ne hikmet’se
aynıymış günü
doğum sahnemin,
ölüm günüyle

na. hikmet’in.

minnettarlıktaki beden

bir avuc buse aldım
kendimi iyi hissettiren.
Yaşam gücü yapacam onları
kurtarmak istedğiyle prensi kaleden.

25 Mayıs 2008 Pazar

kesişim

Festival
de
Cannes
2008
last day
.
&
.
Phoenix
on
Mars


at
the
same
day

21 Mayıs 2008 Çarşamba

tarif

Kıstım kelimelerimin rengini,
pencerenden döküle gelen
yansıtık’ında kuruttum hepsini.

tılsımınızdan ekledim biraz
bi tutam tutkuntuluk, ama az.

Çeşitli boyalık koydum içine.
Mavi,gri, yeşil... ve
kelimerimi yakın seçtim
senin kelimelerine
sıkkınlığınızı alır diye.

bir müzikal yazdım

‘’Do’’ notası yolun en başındaydı
Çalış’dı - dinlen’di, çal’ındı - dinle’ndi
Sonunda yolun sonuna vardı yine.
Bu çetrefilli süreçte incin’di-incel’di.



yeniden küçük bir senfoni dinlemek güzeldi. heyecan*

kelimecilik

masalımtırak
.
birbirimiz için yaratılmışız
kırmızı başlıklı kızla biz
çünkü
kırmızı
en büyük ortak noktamız.

fiziksel iz

iz düşümsüzlüğünüzün yok değil’liği
sonra
var saymak seni

değişim

Kıstım kelimelerimin rengini,
pencerenden döküle gelen
yansıtık’ında kuruttum hepsini.
tılsımınızdan ekledim biraz
bi tutam tutkuntuluk, ama az.

13 Mayıs 2008 Salı

kelimecilik

İsmin beş halinde yalın yok artık
çünkü kirlendi her hal, her kişilik…
onun da temiz kalması imkânsız gibi.
Emin olmak istemiyorum bu imkansızlıktan
ama elden ne gelir ki
yenince büyük bir iştahla
köpek öğünü yal’ın gibi.

*yalın

11 Mayıs 2008 Pazar

yorum

seni hayal ettim-hayal ettim-hayal ettim.
sonra anladım ki;

seni sadece hayal edecektim
çünkü sen
gerçekten bir hayalettin.

10 Mayıs 2008 Cumartesi

tanıtım

Yazılmamış blog yoktur
votka dökülmüş
bilgisayar vardır =)

hoş geldin.

üç şey

  • İnterrail yapcaz yazın, interrezil olmasak bari.
  • 30.000 yuroluk seyahat sigortası yaptırdık vize için. Ulen beni satsan 3yetale etmem
  • Daha hudutun öbür tarafına ayak basmadan tonla para döktük. Hadi hayırlısı.

30 Nisan 2008 Çarşamba

turuncu

durduk yere
gece gece
beş portakal yedim.
neyse ki afrodizyak etkisi yok,
hormonları tetikleyici bir işlevi yok.
yok değil mi?
öyle değil mi?
aksitaktirde var ya ...

00:54 - 01:03

29 Nisan 2008 Salı

müzik

27 Nisan 2008 Pazar

kelimecilik

Sırrından zırnık koklatmamak tedbirlilik düşüncesinden.
Sırrın peş peşe sıralanması paylaşımcılık düşüncesinden.
Tedbirlik düşüncesi içersinde olan akla,
paylaşım düşüncesinden;
paylaşım düşüncesi içersinde olan akla,
tedbirlik düşüncesinden yoksun
diyemeyiz bence

çünkü bu durum kişinin içsel dünyasından
kaynaklanmaktadır.
Bir de;
her sırcı ve sırdaş
kendi sırrından asılır.
Sorumluluk ikileşimdendir yani.
Buraya kadar olan zırvalamaların
tartışmaya açık olduğu gayet açıktır.
Hem fikirim.
Ama su götürmez bir gerçek var;
sır sıralandıkça sıradanlaşır.


*sır

26 Nisan 2008 Cumartesi

müzayedem

Canımı sokakta buldum ben
almak isteyen!

sıkışan kelimelerimiz

Meğer
bir
merhaba
kadar
uzakmışız
artık
biz,bir
cenin
yakınlığında.

bu kızlardan korkulur.

o malüm dondurma reklamındaki kız ne fettan çıktı öyle.

19 Nisan 2008 Cumartesi

20041988

Nasıl demiştin sen;
“adımla nasil berabersem öylece beraberiz”

bu da benden;
hücresel organizmamda
hep durmasını istediğim
onursal doğum lekem olmanı
rica ediyorum senden

...

kelimecilik

İnsancık diyeceğim bu insanlara
ama sevimlilik katacağından korkuyorum kendilerine.
bu yüzden susuyorum, ve
dörtbindokuzyüzdoksaniki saat oldu
nefret edişimin süresi
insanlıklarının insanından
insanların insanlıklarından.

Dipnot:
Bu insanlık içimdeki hümanistliği doğurdu. Tek başına eksik
Bu insanlık içimdeki hümanistliği büyüttü. Tek başına eksik
Bu insanlık içimdeki hümanistliği öldürdü. Tek başına eksik
Bu insanlık içimdeki hümanistliği doğurmuş, büyütmüş ve öldürmüştür. Tamı bulduk şimdi.


*insan ve insanlık

15 Nisan 2008 Salı

Tespit gözlem

Sebeplerinden dolayı beklenir
ay başları kadın tarafından;
regl ve
kart puan.

düşman başına

gribal enfeksiyon
gribal enjeksiyon
gribal ereksiyon

erkeklerin kabusu olsa gerek
bu üçleme.

bir portmantonun umarsanmayışlığı

kışın sınıftaki dolup taşan portmantoyu bahara doğru bomboş olduğunu görünce üzülüyorum. Artık kimse umursamıyor, herkes yokmuş gibi davranıyor portmantoya. Sıcaklığın derecesiyle umursamadan geçişler doğru orantılı. Bir an dalıyorum, portmantonun dolu olduğunu, o şaşalı günlerini görüyorum. Kendimle sevinç yumağı olmuşken tam, hocanın sesiyle kendine gelen ben, portmantonun boş olduğunu görünce daha da bi hüzünleniyorum. Konsantre monsantre kalmıyor. Bakmamaya çalışıyorum oraya, gözlerimi kaçırıyorum. Her çabam sonuçsuz ve yine gözlerimle boş boş bakıyorum boş portmantoya. Bundan sonra ufak tefek de olsa yanımda bi kaç pırtı götüreceğim, asacağım çengelli parçasına. Hatta unutacağım pılımı orda bilerek, tekrar döneceğim - tekrar görüşeceğim onla.

2 Nisan 2008 Çarşamba

kelimecilik

Adamın her gün gidip geldiği hatta
sarı paltolu bir hatun.
Hatta afet denilecek güzellikte bir hatun.
Çapkın bir adam bu adam.

Geçiyor zaman.
Yakınlaşıyor hatunla adam.
- metresel anlamda-
kulak verilen “neden tanışmıyoruz” iç sesi.
Bu hatta hataya hızla gidilen bir süreç.
Hızlı gelişen olaylar,
çıplaklığa uzanma süresi kısa.
Sabaha karşı horoz sesi
Türk filmlerindeki gibi.

Adamın her gün görüştüğü hatta
bir hatun.
Hatta aldatılmış bir hatun.
Affedilmeyi bekleyen bir adam.
Hatayı yalvarmacılıkla yontan bir adam
bu adam.

Aldatma süresi kısa, kısacık hatta.
Affetme süresi belirsiz.
Katran dışı.
Kapsam dışı.
Meşgul sesi…



*Hata ve affetmek

uğraş

yeni bi işe kalkıştık
...

30 Mart 2008 Pazar

küçük kara balık

Şıkları arasında kaybolmasıydı
masalındaki prensini ararken
romantizm ağrılarının sebebi.
Kargalar kadar uzun yaşasaydı
küçük kara balık ı
gözlerinden akan uykularla
besleyecekti, kendisini.

Sana aldım bu küçük kara balık’ ı
romatizma ağrılarının geçmesi dilekleriylen.
Mütemadiyen.
.
.
'ye armağan

yemelik

çağla
kırmızı biber

tuz.

ve
mutlu bir bünye,
ben.

30mart08, 19:08

16 Mart 2008 Pazar

isterim ki

Bırakın meclisten dışarı olan sözleri dile getirmeyi.
Meclis içeri konuşun azcık!

hayat öpücüğü olan

WTO - ödev
LOG 302 - quiz
GER 302 - ödev
BA 302 - sınav
ITF 312 - ödev&quiz
ECON 306 - sınav
ITF 304 - ödev
LOG 308 - sınav
ITF 404 - ödev&quiz
ITF 302 - ödev&quiz

buyrun size ölüm haftam.
17 - 21 mart.

11 Mart 2008 Salı

bardaki kadın

mario’ da 9 kez oyun bitirdiğimi
söylesem etkilenir mi kız
Ya da
dokuz’lu çarpım tablosunu ezbere bildiğimi.

müzik


not: aylin aslıma evlenme teklif etsem kabul eder mi?

bakkallık

cicoz

7 Mart 2008 Cuma

sinirlilik takısı

her gün yorulmaktan yoruldum.
o yorgunluğu enerji ile yoğurup
dinç kalmaya çalışmaktan da
yoruldum.
çok küfür edesim var hayata!

4 Mart 2008 Salı

.

bu
senin
olmazlıktan
gelişlerin
yordu
beni.

caz-gırlık yap-caz

27 Şubat 2008 Çarşamba

yazı duvarı

önceden
kasım’da aşk başkaydı
şimdilerde
kasıkta aşk başka.

25 Şubat 2008 Pazartesi

ve karar.

25.02.2008
17:20
pazartesi
.
tityerek,
hızlı bir ritimle atan kalp içimde.
göz yaşlarına az kala
söylenen bir karar.
üyesi olduğum
ritim kulübünden ayrılık.
bu ayrılık
bir sevgilinin kurduğu
ayrılık cümlesi
kadar üzücü
ve
minnettar duygusu
teşekkür cümlesi
...

noktalama.

  • Satır aralarında yaşıyorum son günlerde. Beklerim
  • Bu özgürlük içinde tıkılıp kaldım
  • Sıkıntı aşısı icat edilmedi mi daha
  • Banyoda ağladım az önce ağladığım anlaşılmasın diye.

12 Şubat 2008 Salı

vizesize ödüllendirme

Amy, five Grammy.

foto by dorynhaa//

iletişimliğin uzantısı

özlerken beni
aşıkken bana
arzularken beni
kekele.

ben beklerim seni
tüm içtenliğimle.

5 Şubat 2008 Salı

tapu kadastro

İçinden çıkmadığın içindir
ismini verişinin
çıkmaz sokağa içinin.
İçi içini yiyordu senin için, ve
sevdası kadar büyüktü bir babaya olan piçin.

sinematik

***
***
cnbc-e.
şubat ayı.
üçleme.
nostalji.
kaçırma!

2 Şubat 2008 Cumartesi

üç yetale

bugün uzun süre sonra 'uykusuz' ve 'penguen' aldım.
hem de aynı anda. ikisini bi anda.
bi yanda sevinç-heyecan, bi yanda burugluk-nostaljik.
.
özlemişim...

işkencesel bi şi

sevmediğin bir insana en güzel
süründürme yöntemi:
.

30 Ocak 2008 Çarşamba

engizisyon mahkemeleri

Hazırım ben
kutsal fahişeye
olan pantomim
tadındaki aşktan
yargılanmaya.

28 Ocak 2008 Pazartesi

noktalama

  • açtım bütün gözeneklerimi ve bekliyorum bütün hücrelerimle kötü olmak için şeytanı
  • hayat içime sinmiyor.
  • bir şarkıya şiir yazmak istiyorum.
  • havaların üşüdüğü mevsimler geldi çattı.

24 Ocak 2008 Perşembe

çocuksal uğraş

ben boş bir figür
sen pastel boya.
senden tek ricam;
dışıma taşırma!

çalakaşık

.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....
.....aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure aşure.....

22 Ocak 2008 Salı

istatiksellik

yetmişmilyonbeşyüzseksenaltıbinikiyüzelliyedi
-
ben
=
sekizyüzondörtbinbeşyüzyetmişsekizkilometrekaredekiinsanadeti

19 Ocak 2008 Cumartesi

içimdeki bulanıklıklarım. tanıştırayım.

bu insaniyetten sıkıldım, boğuldum, öle yazıyorum ne zamandır.
bu insaniyetten sıkıldım başka bi medeniyete mi gitmek lazım. biletin durumu tek gidişlik. bunda kesin kararlıyım. valiz hazırlamak yok. tüm bu medeniyete değmiş maddesel denklemleri bırakmak gerek. hatta kafamı da bırakırsam iyi olacak ama zorluk derecesi yüksek bu isteğin. medeniyet ya da başka bi yerleşik yer seçimi yapmak ana sorgulama. ''neresi'' ve buna bağlı olarak ''neden'' soruları ilk cevaplanması gereken sorgu hallerim. tanıştırayım.

bu insaniyetten sıkıldım başka bi medeniyete gitmek lazım.
bu medeniyetten sıkıldım başka bi insaniyete gitmek lazım.

kendimden sıkıldım belki, ne medeniyette kabahat ne insanlarda. ben kendimi de bıraksam iyi olacak. ama ''neyle'' ve buna bağlı olarak ''nasıl'' gideceğim başka medeniyete ya da insaniyete. bunlar da ikincisel sorgu hallerim. bunlarla ben de yeni tanıştım, şimdi.

bitti...

kendimdeki kızgınlığım

son günlerde anladım ki;

film kültüründe,
müzik kültüründe,
kitap kültüründe

eksik'im.
canım sıkkın. mesafeyi kapatmak zor (gibi). kapatma isteği.

lanet olsun!

17 Ocak 2008 Perşembe

ticaret

satır aralarındaki mesafeler uzadı
azaldı bavuldaki kelimelerim
birkaç kelime ile doldu kapının önü
onları da şeytan aldı götürdü.


not: yazamıyorum bi süredir. cepten yiyorum hep.bi süre daha böyle olacak sanırım.puf!

mühendislik

robotlaştığımı hissediyorum.
Bana en yakın ''teknik servisim''-in uzaklığından
bir süre daha bozuk olacağım.

rus ruletinin tersi:

başlangıç noktasına
yaşamsal veri olma
ihtimalli ''acrosomal granule''
sahip haylazların
kalabalıkcana koşusu

12 Ocak 2008 Cumartesi

dönüş

hoş geldin.
yeninden karalamaya başladın;
.
.

9 Ocak 2008 Çarşamba

süre giden sayılar

altı günde yaratılan bir dünya
yedinci günde dinlenen bir tanrı
sekizinci gününde yılın, ‘’Şarkısı Beyaz‘’
dokuzuncu gününde yılın
bırakıp bir harfini
yirmi bir bin beş yüz otuz beş
basamaklı yokuşun tepesinde
duran evinin masasına
giden bir ''cins'' ve ''nişancı'' şair!
''adressizlik'' ve ''imgelik'' oyunları, ve
başı kesilmesin diyedir belki
baş harflerini kullanmasının sebebi.


not: artık daha erken bitiriyoruz alfabe yolunu, sayende!
….........


cemal süreya' ya hitafen. saygılar ustad!

müzik

5 Ocak 2008 Cumartesi

[ben]

sen?
sen:
sen.
sen,
sen!
sen…

isviçre çakısı

‘’basit’’ o kadar basit bir kelime mi?

Basit - Asit - Sit - İt

Bir daha düşün!

dönemin sonu

o
gidilmeyen
yol kenarlarındaki
ucuz
motel odalarının
değiştirilmeyen çarşafları
kadar pis bi yorgunluk
bu.