zamansız zamanlı gelişlerin
zamanlı zamansız gelişlerin
zamansız zamanlı gidişlerin
beni tanımla beni anımsa
bu yazmalar alışkanlıktan mı?
kelimeleri dizip saçmalamak ya da edebiyatımsı "şey"ler yapmak.
ya da gerçekten güzel ürünler ortaya koymak.
ah bu alışkanlık.
lanetli duygusuk.
bulaşmasın bedenimize bu duygusuk.
bulaşsa da kusmak lazım.kusmakla geçer mi. sanmam. sadece umut.
umut alışknalık mı peki?
umut etmek. umutlamak. umutsamak.
fiili yerine getirmekle yetinmeyip çocuklara isimlendirmek.
yaşatmak.
yaşamak alışkanlık mı diye sürtük bi soru sorcam. fazla kasmak anlaşılır diye korkuyorum.
peki korku alışk... tamam tamam sustum.
ama "yaşamak alışkanlık mı" sorusu ciddi bir soru ama cevabından değil.
cevabı daha da korkutucu.
cevap verilebilir mi peki? var mı o kadar cesaret bünyelerde.
haybeye yaşantılarını kim söyleyebilcek ki?
sen. ben. o.
belki ben yaşıyorum alışmıkla hayatı. kendimi söyleyemeyip başka künyelere atıyorum pası.
pas ne acı bir kelimedir.
ilk aklıma hüzün gelir.
peki hangisi daha hüzünlendirici?
pas.
alışkanlık.
ya da palıskanlık.-yok bu sadece saçmalık-
bırak bu alışkanlık sorgulamalarını da.
çay koydum. tavşan kanı. gel içelim.
kurabiyeler sen'den.
*alışkanlık
dönüş;
ilk..doğduğumuz
.....yere düştüğümüz
.....ağladığımız
.....aşık olduğumuz
.....ıslandığımız
.....özlendiğimiz
.....otobüse bindiğimiz
.....küfür ettiğimiz
.....namaz kıldığımız
.....börülce yediğimiz
.....bağırdığımız
.....derse girdiğimiz yere.
burada özlenen soyut ve somut kavramlar vardı.
orada da oluştu.
Orası?
Uzun şimdi, yazılmaz.
Orası işte sadece.
anlatılacak-yazılacak
çok şey var.
kimisi içte
kimisi dışa vurulacak.
paylaşılacak
duygular, düşünceler, gözlemler
var.
giderilecek özlemler de.
-burdaki özlem bana ait olan, başkasının özlem'ine karışamam-
gülümse sizlere-kendime!
..............................................değiştirme
..............................................zamanı.
..............................................Boş kalabilecek olan
..............................................satırları doldurunuz,
..............................................atılsın kutuya ruhunuz.
bir avuc buse aldım
kendimi iyi hissettiren.
Yaşam gücü yapacam onları
kurtarmak istedğiyle prensi kaleden.
Kıstım kelimelerimin rengini,
pencerenden döküle gelen
yansıtık’ında kuruttum hepsini.
tılsımınızdan ekledim biraz
bi tutam tutkuntuluk, ama az.
Çeşitli boyalık koydum içine.
Mavi,gri, yeşil... ve
kelimerimi yakın seçtim
senin kelimelerine
sıkkınlığınızı alır diye.
‘’Do’’ notası yolun en başındaydı
Çalış’dı - dinlen’di, çal’ındı - dinle’ndi
Sonunda yolun sonuna vardı yine.
Bu çetrefilli süreçte incin’di-incel’di.
yeniden küçük bir senfoni dinlemek güzeldi. heyecan*
İsmin beş halinde yalın yok artık
çünkü kirlendi her hal, her kişilik…
onun da temiz kalması imkânsız gibi.
Emin olmak istemiyorum bu imkansızlıktan
ama elden ne gelir ki
yenince büyük bir iştahla
köpek öğünü yal’ın gibi.
*yalın