.
.
.
.
.'şiirin uç beyi' göğe uçtu.
beni tanımla beni anımsa
dönüş;
ilk..doğduğumuz
.....yere düştüğümüz
.....ağladığımız
.....aşık olduğumuz
.....ıslandığımız
.....özlendiğimiz
.....otobüse bindiğimiz
.....küfür ettiğimiz
.....namaz kıldığımız
.....börülce yediğimiz
.....bağırdığımız
.....derse girdiğimiz yere.
burada özlenen soyut ve somut kavramlar vardı.
orada da oluştu.
Orası?
Uzun şimdi, yazılmaz.
Orası işte sadece.
anlatılacak-yazılacak
çok şey var.
kimisi içte
kimisi dışa vurulacak.
paylaşılacak
duygular, düşünceler, gözlemler
var.
giderilecek özlemler de.
-burdaki özlem bana ait olan, başkasının özlem'ine karışamam-
gülümse sizlere-kendime!
..............................................değiştirme
..............................................zamanı.
..............................................Boş kalabilecek olan
..............................................satırları doldurunuz,
..............................................atılsın kutuya ruhunuz.
bir avuc buse aldım
kendimi iyi hissettiren.
Yaşam gücü yapacam onları
kurtarmak istedğiyle prensi kaleden.
Kıstım kelimelerimin rengini,
pencerenden döküle gelen
yansıtık’ında kuruttum hepsini.
tılsımınızdan ekledim biraz
bi tutam tutkuntuluk, ama az.
Çeşitli boyalık koydum içine.
Mavi,gri, yeşil... ve
kelimerimi yakın seçtim
senin kelimelerine
sıkkınlığınızı alır diye.
‘’Do’’ notası yolun en başındaydı
Çalış’dı - dinlen’di, çal’ındı - dinle’ndi
Sonunda yolun sonuna vardı yine.
Bu çetrefilli süreçte incin’di-incel’di.
yeniden küçük bir senfoni dinlemek güzeldi. heyecan*
İsmin beş halinde yalın yok artık
çünkü kirlendi her hal, her kişilik…
onun da temiz kalması imkânsız gibi.
Emin olmak istemiyorum bu imkansızlıktan
ama elden ne gelir ki
yenince büyük bir iştahla
köpek öğünü yal’ın gibi.
*yalın