28 Aralık 2007 Cuma

üçyüzaltmışbeşincigün

.
Jingle bells.........**....................Jingle bells
........................................................................Jingle bells
........................Jingle bells...............*.......*
. ..........*....................................Jingle bells
Jingle bells
....................................................*.............................jingle bells
...............Jingle bells
...........................................................Jingle bells
*..........Jingle bells
.......................................Jingle bells......................................*....*.........*
...jingle bells....................... *
.........*..................................................jingle bells

fark belirtmece

o günden b ugüne çok şey değişti;

on dört santim kısaldım ya
da on dört kere açıktım
ya da on dört kat daha az hoşlaştım.

noktalama

  • Yek başıma sek keyfi
  • Bulut öbeklerini benzetme çalışmaları içinde eğlenceli anlar, yüzdeki küçük sırıtmalar.
  • Isınamadım bir türlü bu soğuklara
  • Avucundaki kına kokusunu özledim

16 Aralık 2007 Pazar

sıkı yönetim misali

Yasaklıyorum tüm parfüm ve buna benzer kokuları.
kendi koksun,
insan, insan koksun.

Yasaklıyorum çatal, kaşık, bıçak materyallerini
yerken elleri ile yesin, hissetsin tokluk edicilerini.
özüne dönsün insan.

Yasaklıyorum kıyafetleri, giyinmesin hiç kimse.
İlk günkü gibi,
ilk rahme deydiği andaki baş roldekiler sanki giyinik miydi
içerden dışarıya çıktığında insanın içinden insan sanki giyinik miydi.

Yasaklıyorum ayrılıksız ilişkileri,
bitmeyen sevginin işteşlik hallerini.
olsun ayrılıklar
kendiyle kalsın insan
kendi olsun
ilk günkü gibi.

yalnız kalmak ve
yalnızlık kelimesini kullanmak
bu kadar yüz kızartıcı olmasın.
kaybetsin eski, etkili anlamını bu kelime.
İnsan, insan olsun
Öz olsun.

Korkmasın hiçbir zaman öz olmaktan
İnsan olmaktan.

ilan

başımız sağ olsun!
.
erkek dünyasının büyük kaybı, büyük acısı;
.
T.C ESKİŞEHİR 2.SULH CEZA MAHKEMESİ, 23-11-2007 tarih ve 2007/1705
Nolu Kararı gereği youporn sitesine erişim engellenmiştir:)

tespit//gözlem

Boş olan bir restauranta girip yemek yerken etrafınızın dolduğunu ya da yine boş olan bir ATM’ye girdiğinizde para çekerken arkanızda 3-4kişilik bir sıra oluştuğunu gördüğünüzde içinizde bir ‘’seçilmiş insan’’ düşüncesi kaplıyor mu?

10 Aralık 2007 Pazartesi

müteahhit

gitme biraz daha,
kal hemen.
duvarları yastıktan
çatısı masa olan
tek odalı,
çocuk’luk evimden.

9 Aralık 2007 Pazar

eğlenmecilik

birinci tıklayış
ikinci tıklayış

7 Aralık 2007 Cuma

sürrealizm


topaç'ım gibi
ben de dönüp dönüp ...
aynı yere geliyorum
hep!
.
.
..........................................................................foto by zeynep//

3 Aralık 2007 Pazartesi

madalyonun yüzleri

karşı taraftaki yenildi.
diğerinin evinde yenildi, eğlenildi, içildi.

koordinatlar

bugün; yarının dünü
şimdi; sonranın öncesi
burası; oranın berisi

bunların hiçbir yerine
konumlandıramıyorum seni.

görmenin vizitesi pahalı

heyecanını yaşıyorum
milli olmak için genel eve giden
on sekiz yaşındaki gencin,
her seferde denmese de
gölgeni görünce senin.

28 Kasım 2007 Çarşamba

zamansal itiraf

...
o gün bugündür.
bugün o gündür.
O’dur! o gün, bugün.

noktalama

  • tükenmez kalem; yalanların en büyüğü!
  • Merdivenleri 2şer 2şer çıkmak marifet değil artık bu yaşta
  • çıkmaz sokaklar hüzünlendiriyor beni. kendime benzetiyorum o sokakları. yakınlık hissediyorum. oturuyorum en çıkmaz taşına. ve anlatıyorum ona hiç kimsenin anlamadıklarından hayatımda.
  • hüzün uzun bi kelime!
  • seni anlamak için cümle içinde kullanmak bile fayda etmedi
  • gel ikimiz de karanlık yapalım odaları.

24 Kasım 2007 Cumartesi

müzik

sesleniş

.
.
Sesimi titret, beni üşüt ve git… terk et.

23 Kasım 2007 Cuma

Rönt,gen’im

Anahtar olup açmana
gerek yok beni.
Bak anahtar deliğinden
ve gör
sevişmişliklerimizi
ilişkilerimizi
irkildiklerimizi
kişileri
birimizi
bizi
izi
.
.
............................................foto by spitzenklasse//

tespit//gözlem

kalmadı artık çorba içtiğinde
bıyıkları leke olan adamlardan
yemek sofralarında.

kraliyet ailesinin laneti

Az önce gördüm çocuksu öcümü. Titremekteyim, durduramıyorum kendi bedenimi bir türlü.
Meni’lerimi atarkenki gibi bir titreme değildi bu, saf korkunun tanımı. Yabancı gelmiyordu, tanıdık sanki bi yerlerden. Korktukça hatırlamaya başlıyorum daha da titrerken. Bu korku sabah ezanı okunurken çocuklukta hissedilen korkunun ta kendisi idi, itlerin havlaması da içinde olan dakikaların aynısıydı, aynasıydı bu korku o korkunun. İtmeye çalıştıkça onu, sıktıkça kendimi yaşanılan şey idi bu.
Nasıl baş edilecekti peki?
Sakın üstüne giderek deme. Üstüme üstüme gelirken üstüne gitmek, nehrin akış yönünün tersine yüzmek gibi bi şey olurdu bu. Evet tanımlaması buydu. Sonra şelaleden yere düşersin. Suya çarpma acısını hissettiğinde keşke soğuk bir bıçağın yarattığı sıcak kan ve sıcak bedeni hissetseydim dersin. Evet, eminim diyeceksin.
Ben hiçbir şey yapmayacağım bırakacağım şelaleden kendimi, tadını çıkaracağım boşlukta yüzüme vuran esintinin ve su damlacıklarının. Bir daha anlatamayacağım zaman dilimlerini yaşayacağım. Bu anlatamamak kesinlikle kelimelerin zayıflığından kaynaklanan bir durum, bir olgu olurdu ve su ciğerlerindeki yerini alırdı. Hücresel yapıda aşırı oksijen alarmları çalmaya başlardı. Suyun soğukluğundan tüylerimin diken diken olmasını bile farkına varmazdım çünkü oksijenin, soğuk’un tadını çıkarırdım.

Az önce gördüm çocuksu öcümü. Onu içime aldım, sarıldım, sorular sordum. ‘’Neden beni seçtin’’ olmuştu ilk sorum. Şaşırmıştı o da, hiç böle karşılayan olmamıştı daha önce herhalde. Yüzünden de okunuyordu anlamlaştıramadığı. O konuşmuyordu. Sadece bana bakıyordu. En çok ‘’sen erkek misin kız mısın’’ sorusuna şaşırdı. Bi süre sonra kayboldu, gitti. Biraz hüzünlendim açıkçası.

Az önce gördüm çocuksu öcümü, iyi gelmişti-hemen gitti. Konuşmak iyi geldi.

16 Kasım 2007 Cuma

etkilerinin benimsenmesi

Boğazımın
her düğümlenmesine değerdi
her deyişin
her değişin ve beni
her devşirişin günahkara geceleyin.

mutfak

Vazgeçilemez üç'lü

  • Pilav
  • Barbunya
  • Yoğurt

uyarı!

Göremeyenler,

boşluğun dışı dolu.
Haberiniz olsun.

11 Kasım 2007 Pazar

aradaki beş fark

benim sevdiğim benimsediğim,
benimsediğim benim sevdiğim.

ders: matematik

Borçlu hissediyorum kendimi
çıkarma işlemlerindeki
misafirperver komşulara,
sıkça on’luk almaya gittiğimiz
ilk okulda.

9 Kasım 2007 Cuma

elimde kalan son cümle

.
‘’kutsal ruhun,
fahişe nefesinim
ben senin.’’