.
Jingle bells.........**....................Jingle bells
........................................................................Jingle bells
........................Jingle bells...............*.......*
. ..........*....................................Jingle bells
Jingle bells
....................................................*.............................jingle bells
...............Jingle bells
...........................................................Jingle bells
*..........Jingle bells
.......................................Jingle bells......................................*....*.........*
...jingle bells....................... *
.........*..................................................jingle bells
28 Aralık 2007 Cuma
üçyüzaltmışbeşincigün
fark belirtmece
o günden b ugüne çok şey değişti;
on dört santim kısaldım ya
da on dört kere açıktım
ya da on dört kat daha az hoşlaştım.
16 Aralık 2007 Pazar
sıkı yönetim misali
Yasaklıyorum tüm parfüm ve buna benzer kokuları.
kendi koksun,
insan, insan koksun.
Yasaklıyorum çatal, kaşık, bıçak materyallerini
yerken elleri ile yesin, hissetsin tokluk edicilerini.
özüne dönsün insan.
Yasaklıyorum kıyafetleri, giyinmesin hiç kimse.
İlk günkü gibi,
ilk rahme deydiği andaki baş roldekiler sanki giyinik miydi
içerden dışarıya çıktığında insanın içinden insan sanki giyinik miydi.
Yasaklıyorum ayrılıksız ilişkileri,
bitmeyen sevginin işteşlik hallerini.
olsun ayrılıklar
kendiyle kalsın insan
kendi olsun
ilk günkü gibi.
yalnız kalmak ve
yalnızlık kelimesini kullanmak
bu kadar yüz kızartıcı olmasın.
kaybetsin eski, etkili anlamını bu kelime.
İnsan, insan olsun
Öz olsun.
Korkmasın hiçbir zaman öz olmaktan
İnsan olmaktan.
tespit//gözlem
Boş olan bir restauranta girip yemek yerken etrafınızın dolduğunu ya da yine boş olan bir ATM’ye girdiğinizde para çekerken arkanızda 3-4kişilik bir sıra oluştuğunu gördüğünüzde içinizde bir ‘’seçilmiş insan’’ düşüncesi kaplıyor mu?
10 Aralık 2007 Pazartesi
9 Aralık 2007 Pazar
7 Aralık 2007 Cuma
sürrealizm
3 Aralık 2007 Pazartesi
koordinatlar
bugün; yarının dünü
şimdi; sonranın öncesi
burası; oranın berisi
bunların hiçbir yerine
konumlandıramıyorum seni.
görmenin vizitesi pahalı
heyecanını yaşıyorum
milli olmak için genel eve giden
on sekiz yaşındaki gencin,
her seferde denmese de
gölgeni görünce senin.
28 Kasım 2007 Çarşamba
noktalama
- tükenmez kalem; yalanların en büyüğü!
- Merdivenleri 2şer 2şer çıkmak marifet değil artık bu yaşta
- çıkmaz sokaklar hüzünlendiriyor beni. kendime benzetiyorum o sokakları. yakınlık hissediyorum. oturuyorum en çıkmaz taşına. ve anlatıyorum ona hiç kimsenin anlamadıklarından hayatımda.
- hüzün uzun bi kelime!
- seni anlamak için cümle içinde kullanmak bile fayda etmedi
- gel ikimiz de karanlık yapalım odaları.
24 Kasım 2007 Cumartesi
23 Kasım 2007 Cuma
Rönt,gen’im
kraliyet ailesinin laneti
Meni’lerimi atarkenki gibi bir titreme değildi bu, saf korkunun tanımı. Yabancı gelmiyordu, tanıdık sanki bi yerlerden. Korktukça hatırlamaya başlıyorum daha da titrerken. Bu korku sabah ezanı okunurken çocuklukta hissedilen korkunun ta kendisi idi, itlerin havlaması da içinde olan dakikaların aynısıydı, aynasıydı bu korku o korkunun. İtmeye çalıştıkça onu, sıktıkça kendimi yaşanılan şey idi bu.
Az önce gördüm çocuksu öcümü. Onu içime aldım, sarıldım, sorular sordum. ‘’Neden beni seçtin’’ olmuştu ilk sorum. Şaşırmıştı o da, hiç böle karşılayan olmamıştı daha önce herhalde. Yüzünden de okunuyordu anlamlaştıramadığı. O konuşmuyordu. Sadece bana bakıyordu. En çok ‘’sen erkek misin kız mısın’’ sorusuna şaşırdı. Bi süre sonra kayboldu, gitti. Biraz hüzünlendim açıkçası.
Az önce gördüm çocuksu öcümü, iyi gelmişti-hemen gitti. Konuşmak iyi geldi.
16 Kasım 2007 Cuma
etkilerinin benimsenmesi
Boğazımın
her düğümlenmesine değerdi
her deyişin
her değişin ve beni
her devşirişin günahkara geceleyin.
11 Kasım 2007 Pazar
ders: matematik
Borçlu hissediyorum kendimi
çıkarma işlemlerindeki
misafirperver komşulara,
sıkça on’luk almaya gittiğimiz
ilk okulda.


