bi suc yok benden yana!
beden,
benden
izinsiz,
izsiz,
sessiz
varmış senin yanına!
[kirmizi]
18 Ağustos 2007 Cumartesi
17 Ağustos 2007 Cuma
gecenin adı istisna
her kız her şeyi bildiğini iddia edebilirdi
annesine,
gerdek gecesi haricinde
[kirmizi]
16 Ağustos 2007 Perşembe
15 Ağustos 2007 Çarşamba
belediye başkanın bana verdiği yetkiye dayanarak
bugün 15.08.07 haftanın tam ortası, |
13 Ağustos 2007 Pazartesi
Yücel'ilişinin 8.yılı
Bugün bir Can Yücel’di
gökyüzüne.
Bu dünyadan gidenlerin güzargahını
gökyüzü yapmak gidişi sevimli kılan
bir aldatmacadır bence.
Bugün bir Can Yücel’di
gökyüzüne.
Birçoklarının içinde ve ya içine yüceldiği gibi.
Bugün
Can
Yücel’di,
diğer günlere nazaran
bir üzüntü yüceldi.
İyi yücelmeler ustad,
Saygılar…
[kirmizi]
12 Ağustos 2007 Pazar
durum vs durumuma
Duymamışınızdır hiç;
ev
ultrasonik dağınık,
ultrasonik bir bulaşık,
ultrasonik çamaşır,
ultrasonik açlık,
ultrasonik yorgunluk,
ultrasonik uyuşukluk
ve
hepsi bende mevcut.
[kirmizi]
11 Ağustos 2007 Cumartesi
kitap. ben. sen(!)
müslehiddinoğlu dedi ki (şablon):
kirmizivmuzik'de şaşırtıcı değişiklik.
yeni şablon. beğendim mi? sanırım hayır.
veya yeniliklere alışmam kolay olmuyor.
sanırım yadırgadım ama zamanla icime siner....
...yalnız sanırsam bu şablon hoş olmamış.bu kanıdayım....
...sana yeni şablon gerek!...
[cud//onur]
9 Ağustos 2007 Perşembe
doğmamış bünyesel iletişime
tanışmadım.
dokunmadım.
görmedim - resimsel veya derisel -
duymadım bile!
okudum (onu).
sadece okudum!
noldu?
noldum?
İrkildim!
Uyarıldım!
Kıskandım!
Saygı duydum!
Hayran oldum!
Küfür ettim! - iyi manada -
Saygı duydum! (bir daha)
Sonra?
Sonrası;
‘’delikli duvarı’’na alçı olmaya çalıştım.
en sevdiği ‘’senaryo’’su olmaya çalıştım.
iyi yazan olmaya çalıştım.
cevabı olmaya çalıştım.
sıra arkadaşı olmaya çalıştım.- bu çalışma sıra’dan kaynaklıydı. Vazgeçtim -
deney faresi olmaya,
''kırıntı dertler''inin koyacağı sepeti olmaya çalıştım.
''düş''ü olmaya çalıştım.
yarınki ''o'' - ''ağustos''daki ''uyku''su olmaya çalıştım.
bi süre sonra bu çalışmalara alıştım.
sonra onlardan kurtulmaya çalıştım.
en önemlisi anlamaya çalıştım.
- anladım mı?
-Sanmam!
- anlıyor muyum?
-Çok zaman var!
- anlar mıyım?
…
…
-Belki!!!
[kirmizi]
7 Ağustos 2007 Salı
mono di ve tri
| 1-Sıkıntı; Tutamıyorum bir türlü ağzımda mentos'u çiğnemeden. Dilimle deyişmesi hep kısa süreli. 2-İstek; Son limonlu mentos’um olur musun? Dilimle deyişmesi hep uzun süreli. 3-Ve çelişki; Platonik bir adamın dokunmalı, deyişimli bir mevzudan bahsetmesi. [kirmizi] |
1 Ağustos 2007 Çarşamba
saat yedi:günün özeti!
Yoruldum!
Eve girdim.
Sevişmeye bile mecalim yoktu.
Yorgunum.
Kapıdan giriyorum!
Sevişmeye bile mecalim yok.
Yorgun olacaktım
Kapıdan girecektim
Sevişmeye bile mecalim olmayacaktı!
[kirmizi]
29 Temmuz 2007 Pazar
iyi uykular!

‘’Karanlık; spot ışıklar yanmadan önce sahne karanlıktır.
İnsan; spot ışıklar onu aydınlatmadan önce insan sadece insandır.
Karanlıkta kalanlar ışıkları kıskanırlar ama o insana öznel. Orda olmasının bir nedeni vardır mutlak ama yalnızlığına kaçmak ister. Yalnızlığın yalnızlık olacağı bi yer mutlaka vardır.
Gel, seninle bir adım atalım şimdi.
Ben gidiyim! Emin ol ki bir süre ayrı kalırsak hiç bi şey düzelmicek.
Olsun ben biraz gitmek istiyorum.
Kravatımı çözmek, makyajımı silmek, şişmanlamak istiyorum. Saçlarımı uzatmak, tırnaklarımı kesmek taze fasulyeden bahsetmek…kimin daha iyi olduğundan habersiz. Artık en iyi olmak değil, en iyiyi almak istiyorum.
Tercihlerimiz yolumuzu aydınlatır.
Işıkları, kadınları, ‘’alkışları‘’, parayı, dedikoduları, araba anahtarlarını, soruları, olmamış cevaplarını sana bırakıyorum.
Onları al!
Alabilirsin zor değil.
Spot ışıkları yandığında tavşana dönüşmüyorsan eğer.
Neyse, buralarda olıcam. Size bakıcam, başkalarını sevmenizi izlicem. Mutlu olucam!
Çünkü ben de onları sevicem.
Uyuyamayanlar için uyutmama televizyonu artık sona eriyor.
İyi uykular!... ‘’
okan bayülgen'in sesiyle. ve
okan bayülgene saygıyla!
[kirmizi]
yılın 203. günü
| Sandıklardan sandıkları vaziyeti olacak sananlar, Sandıkları olmayınca (sanmadıkları olunca) kafalarını sağa sola sola sola, vurdular. Yüzler sol(un)du. 100’ler solundu (kaybetme sebebi). Nedenleri arandı, bulundu - bulunmadı, yazıldı, çizildi, silindi; Nedenleri konuşuldu, susuldu, açıklandı. Sonuç; yüzler acıklandı - acıklandırıldı. Sonuç; 100’ler solundu. Yüzler solgundu. [kirmizi] |
12 Haziran 2007 Salı
hey u!
bir adam var burda memleketimden; çok tanımadığım, tanımak istediğim. bazı zaman dilimlerinde sinir krizi geçiren, sıkılan, yurtun koridor tozlarını efes'in yanına çerez yapan, sigara içen, belki sürekli küfür eden.
sonra doğdu bugün. acaba mutlu mu bugün? mum yerine sigara mı üfledi yine bugün?
çekecek gidecek bir gün bu İzmir'den, çıkacak the ''kapılardan'' nedeni kendinde. ne ben anlarım, ne sen, ne siz. Ancak akıl veririz kendimizce.Alır, tartar ya da atar, çarpar, böler; sonucu kendinde.
Var hayalleri; gerçek olma ihtimali olan, olmayan ama hayal kurman güzel, yazı yazman güzel, okumak daha da güzel.
Entel adam, the ''radyokafalar''da bul sen kendi ruhunu. Bu yazı bir denemedir ruhunu bulmamda senin ya da küçük çapta saçmalama ama güzel seni tanımak buralarda.
Biraz ''turuncu'', biraz ''mor'' ve biraz ''kokusu'' nu koymak istedim ideolojik aşk düşüncenin senin ve biraz ''hüznü'' nü almaktır amacı bu harf ve onların kaynaşması sonuçta oluşan bu kısa-uzun cümlelerin. Ama en çok ''kırmızı'' ve ''kahkaha'' koymak istedim kendimden, özellikle ''kırmızı'' koyma isteklerinde geberdim ben. Sinirlendim zaman zaman, belki uçtum.
Kantinde görüşürüz,
''cehennemde'' görüşemesek de dostum.
[kirmizi]
11 Haziran 2007 Pazartesi
21. Uluslararası İzmir Festivali

şehrimde müzik var
şehrimde dans
şehrimde Mevlana var
şehrimde sirk kıvamında gösteri var
şehirmde tiyatro var
çalan, söyleyen, dans eden, oynayan, yazan, çizen
ve kuklalar...
hepsi ecnebi;
rus, yunan, alman, fransız, ingiliz
hepsi bir festivalde;
Efes Celcus Kütüphanesi’nde,
Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda,
Gündoğdu Meydanı’nda,
Efes Antik Tiyatro’sunda,
......
çeşit çeşit millet
çeşit çeşit dil ve
kültür, adet
kavga? yok
inatlaşma? yok
ayrımcılık? yok
-sanırım-
dahası var mı?
güzel festival, entel festival ama halka inen festival-tartışılabilir-
yaşıtım festivalle
21'ini doldurmuşuz ikimizde
tohumlar aynı yılda atılmış
aynı şehirdeyiz, aynı yaştayız.
gitmeli!
dinlemeli!
izlemeli!
öğrenmeli!
[kirmizi]
the fifth element
dünyayı kurtarmayacak belki, belki değil kesin, belki bu yazdığım kırmızı cümleler ama bu renkli elemanlar yapabilir belki bir şeyler.
RISAK - LEYİŞBU - ROMLİ - ZIMIKIR - VİMAT
hikayenin gerisi, içeriği, olay döngüleri sizden! kahramanları verdim ben.
kurtarın dünyayı yoksa ölüceğiz!
alın kağıdı kalemi aslında basın tuşlara
yoksa ölüceğiz!
[kirmizi]
4 Haziran 2007 Pazartesi
soyut mutluluğa mı alıştım?
aşılan mayıs ayı kotasından sonra iple çekilen bir haziran ayının başı vardı. indirilecek albümler listelenmiş, gereken sadece ayın başıydı ve geldi o ilk günü ayın. arttı heyecan, beklemeler çoğaldı.
mutlu oldum bir çok download yaptım, bir çok şarkı indirdim ama kendimden şüphe ettim çünkü somut olmayan bir şey yaptım mutlu oldum. beş duyu organımdan ikisini gerçekleştirebildiğim bir olay için mutlu oldum. hatta bilgisayarıma, bana zarar veren bir olay için mutlu oldum.
bu tarafı olayı kakalayıcı tarafı ya da aile gözüyle bakılıp da yapılan bir yorum. duyuyor gibiyim annemin sözlerini: ''olum yeter! gözlerine yazık. bırak artık şunu, gel konuşalım biraz''.
diğer taraftan; müzikle kurulan bağlar. yeni müzikler, tarzlar, sözler, ağza dolanan, arkadaşlara tavsiye edilen şarkılar. üstteki düşünceme da çok takılmamam lazım aslında, soyutmuş somutmuş falan filan. gerek yok diyorum bazen bu kadar düşünmeye, bir olayı irdelemeye.
istedim, girdim internete, istediğim albümü indirdim, dinleyince sevindim.
bu bu kadar!
[kirmizi]
dilber ay-beynelminel'den sahne-
akşama geleceğim akşama geleceğim
hacı baban evde mi?
tavukları da döndermişem
hacıyı da çarşıya göndermişem
akşama geleceğim akşama geleceğim
anahtarlar nerede?
anahtarlar pencerede
tavuk da pişer tencerede
[kirmizi]
2 Haziran 2007 Cumartesi
sevmiyorum doğum günümü!!!
bir güne sıkıştırılmış sahte ilgi göstermeler, sahte gülüşler, maskelerin bir günlüğüne çıkartıldığı gün. uzun zamandır görüşülmemiş ilişkilerden gelen doğum günü kutlamaları. telefon tarafından hatırlatılan bir gün, iyi ki varsın, iyi ki doğdun dilekleri. ben doğmadan önce ya da benle tanışmadan önce hayatında büyük bir boşluk varmış herhalde ve ben doldurmuşum o boşluğu, garip. sanmam öle olduğunu ama garip. kutlamaların sayısı her geçen 3haziranda düşecek uzaklaşan ilişkilerin kilometleri ile orantılı.
sevmiyorum doğum günümü, sahte gülüşleri, sahte kutlamaları ve dilekleri.
uzun süredir görüşmediğimiz -ne telefon ne başka bir iletişimi aracı ile- insan kutluyor doğum günümü. gülüyorum sadece, kızıyorum, aklım almıyor. kutlamasa doğum günümü ne diyebilirim ki, kızmam hatta çünkü hatırlamak, kutlamak zorunda değil kimse benim doğum günümü ama sahte mutluluk imaj çizimlerini anlamıyorum ve kızıyorum.
her 3haziranda 3ekim olsaydı doğum günüm diyorum, her 3ekimde 3mart olsaydı doğum günüm diyorum ve her 3 martta 3 haziran olsaydı doğum günüm diyorum.
teşekkürler diyorum bana samimi olanlara-nefretiyle, sevgisiyle- teşekkürler kafasında gönlünde yer hakkı tanıyan insanlara....
[kirmizi]
30 Mayıs 2007 Çarşamba
ilhan şeşen-kaldım oralarda
''Bazı basitleri düşünemiyorum
Düşünen birine ihtiyacım var
Mesela şu basiti hiç düşünemiyorum
Niye ille de birine ihtiyacım var''
[kirmizi]
yapboz
oyun, içimdeki çocuktan kalma.
beraber yapalım, sen yanımda kal.
bir sen bul, bir ben bulayım sözde kaybolan parçaları oyunun
ya da sen bul hepsini.
ben seni izleyeyim sadece,
o güzel suratına bakayım ve geçireyim ismini her hecemde.
beraber yapalım, sen yanımda kal.
istek, şimdiki benden kalma.
[kirmizi]

